Bu yazimda aldatma ya da sadakatin surdurulememesi, ne gibi sebeplerle olusuyor? sorusuna kadin gözuyle bir cevap vermeye calistim.
Genc kizligimda biraz capkinca sayilirdim. Gerekli altyapi olan zeka, guzellik ve cinsel cazibe de mevcut olunca hic zor olmadi capkinlik. (Degerlerim konusunda asla mutevazi olamadim maalesef.)
capkinlik derken ayni anda iki erkegi birlikte idare etmekten bahsetmiyorum. Ama birinden cabuk sikilip, bir digerine fazla vakit kaybetmeden gecisten bahsediyorum. Hep de sunu gördum ki etrafin bana iliskin dusunceleri: "Aman bu kiza guven olmaz. Bir-iki ay arkadaslik eder ve sallayip atar" kapsamindaydi. Bana öyle geliyor ki bu cabuk sikilma ve birakma olayi biraz da; iliski belli bir noktaya gelip te karsi taraf (erkek) daha ileri seviyede birseyler istemeye basladiginda, "- Bekaretimi evlenecegim ya da gercekten cok fazla sevecegim, buna gercekten degdigine inanacagim erkege vermek isterim" lafi edip karsidakini kirmamak, ancak o andaki talebi karsiliyamamak ve bunun sonucunda da "geri kafali, cagin gerisinde kalmis kiz" seklinde damgalanmaktan bilincalti bir kacis olabilirdi.
Sözu fazla uzatmiyayim. Bana gercekten inanan, sadakatime, ondan baskasina yan gözle bile bakmiyacagima, baska erkeklere karsi nasil davranicagimi en iyi benim bilecegime inanan ilk erkege (eh tabii ki aslan gibi tabir edilen tipte, yakisikli ve uzun boylu, guclu kuvvetli, saglikli görunumunun de bunda bir etkisi vardi) bizzat ben evlenme teklifi edip, fazla nazlanmadan kabul etmesini sagliyarak evlilige saglam bir adim attim.
Isin garibi, cevreme tekrar tekrar bakiyorum da hayret ediyorum, (sizin evlilikte esinizi aldattiniz mi? Anketinin sonuclariyla da tamamen tezat olarak) 15 yil suren evliligim boyunca asla ve katiyen ihanet etmek aklimin kösesinden gecmedi. Ne zaman ki bosanmak icin mahkemeye basvurdum ve bosanmamizin en iyi cözum olacagina esimi de inandirdim, ancak ondan sonra, onun bana yaptiklarina tek ve özet bir cevap olarak, halen onun nikahindayken, Floransa'da bir sempozyumda tanistigim uzak dogulu masaj ustasi, muhendis-ekonomistle esime ihanet olayini gerceklestirdim. Acikcasi hic pisman da olmadim.
Konunun ayrintilarini belki baska bir sefer yazarim. Tek sunu yazmadan gecemiyecegim. Uzak doguda cinsellik konusunda bizim en bir erkek ve guclu kuvvetli Turk erkeklerimizinkinden cok daha fazla bilgili olanlar bulundugu ve uygulamada da muhtesem olduklari bir gercek. Hani "önemli olan boyut degil islev" diyenlere pek kulak asmam ama o lafi herhalde uzak dogululari, ya da cinsel birlikteligi onlar kadar iyi bilen erkekleri tanimak sansina erismis olanlar söylemis olsa gerek diyorum bir kadin gözuyle.
Derken bosandim ve chatten benden birkac yas buyuk bir arkadasim oldu. Bir ama bir yabanci sik degmeye görsun hep yeni sik arar durumus. Bende cesit cesit boy boy yarak tadmak icin arandim durdum. Icki olayinin bir erkege ne gibi zararlar verdigini yasiyarak anladim. Halen anliyamadigim ise; ickinin erkekligini öldurdugunu anladigi halde erkekliginin ölumune uzuldugu icin neden o kadar cok ictigidir. Bu cok kötu bir kisir dönguydu. Icmedigi zamanlarda hicte fena degildi oysa ki. Bu arkadasimin ickiye ilk baslamasinin esinin kendisini aldattigini ögrenmesi nedeniyle oldugunu da anlatmadan gecemiyecegim.
Esinin onu neden aldattigini cok dusundum beraberligimizde. Sunu dusundum ki; kadinina gercekte deger vermiyor, yanindayken bile ihmal edilmislik ve degersizlik hisleriyle bocalamasina neden oluyordu. Kendine fazla guveni olmiyan bir kadin aldatirdi böyle bir erkegi.
Ancak su da vardi ki; kendisinin aldatilmayi onca hazmedemeyisi yaninda beni aldatmakta hicbir sakinca görmuyordu. Chatte IP numarasi kaydetmedigini bildigimden baska nicklerle özeline gidiyor ve ne kadar rahat oldugunu göruyordum. Zaten kendisi de saklamiyordu. Icince beni nasil aldattigini annesinin ona tanistirdigi bilmem kacinci gelin adayiyla neler yaptigini anlatiyordu. Bunun nasil bir cifte deger yargisi oldugunu tarih halen cözebilmis degil. cok sikisinca erkekler Mars'tan, kadinlar Venus'ten diyip isin kolayina kaciliyor ama tanidigim insanlara bakinca bunun sadece erkeklere özgu olmadigini, tam tersi durumlar da oldugunu, kadinin hem aldattigini hem de karsisindakinin onu aldatmamasini istedigini göruyorum bazen.
Ben bizim özel iliskimizde bu durumu, onun bana seks olarak yetemeyisinin kendisinde yarattigi eziklikle, daha az performansi olabilecek baska bir arkadas bulma cabasina yordum. Sonunda 27 yasinda bakire bir kizcagiz buldu ve bunu hisseden ben, onun bana her zamanki tavsiyesini tutarak kendimden epey genc biri ile birlikte oldum. Bunu da ona söyledigim anda epeyce agir hakaretler cercevesinde olay bitti ve her ikimiz de bu izdiraptan kurtulduk.
40 yaslarinda bir kadin 26 yaslarinda bir erkekle ne paylasir? Cinsellik iyi de, yatagin ötesinde mutfakta ve sokakta, sinemada, arabada abla kardes iliskisine dönunce ne yapilir? Simdi bakiyorum da genc bir erkegin birinci ihtiyaci cinsellikse, ikincisi yemek, ucuncusu de yaninda arkadaslarinin imrenecegi manken gibi guzel bir kizcagizla dolasmak. Olgun yastaki bir kadina yaklasimi cinsellik ötesinde de devam ediyorsa ve evlenmeye ya da beraber yasamaya dogru yöneliyorsa bunda gelecek kaygisi var. Evi, arabasi ve surekli isi olan bir olgun bayan, ideal es kavramina giriyor bazi 26 liklarin.
Olgun yasta bir dul bayan olarak evlilik bitimindeki yasamin hizli moduna girdigimde 26 yasindaki bir gencten gece saat 3 te gelen cep telefonu mesaji ile evlenme teklifi aldigimda, cevap veremeyisimde, onun telle aramasinda da "sen ne yaptiginin farkinda misin?" diyisimde hep aldatilmak korkusu vardi. Bir 10 sene sonra, ben menapoz yollarindayken o ne yapacakti?
Yoksa toplumun deger yargilari artik önemini yitiriyor, kisi aradigini bulamadikca. O toplum bana ne verdi ki baskilari ile mutsuz etmekten baska, ben ona ne deger vereyim? Diye dusunuyor insan. "Ben bu 26-40 yas ciftlerinin evliliklerinde erkek yasliysa yurudugune, ama bayan yasliysa yurumeyecegine inaniyorum" demek isterdim ama gene de icimde bir yerlerde denemek denemek istegi hep taze kaldi itiraf edeyim ki.
Gulce Ergen
glcee@yahoo.com
|