| Ne şimdi yani ben aynayı dinlerken gözümde yaşlarımla, sen evde kalacağın rüyalarla beraber komşu teyzeye fal baktıran gençliğim misin? Pess! Doğrusu kime çıkma teklif etsem içimde Hülya Avşar?ın bez reklamını geçirmekteyim.. Hani sızdırmazdı göz yaşlarımı, hani bariyerliydi de çarpınca içime oturmazdın, hani ben adını kahpe koyardım da İbrahim Erkal?ın bakışı içine dert olurdu?
İşte yine karşımda yaktığın sigaraları bırakmaktayım. Bilirsin bu mevsimde sen de anneni aldatmıştın, hani arabanın önündeki çocukların kazaya ve arabanın arkasındaki kazaların da çocuğa neden olduğu, hani ellerime kokun sinerdi, şehre karanlık çökerdi, inek dağa kaçardı vs... Ve sen tabi ki...
Eyyy Şapattan Naciye?nin büyük kızı yaptığın Çerkez tavuklarıyla kaçırdığın kocalardan sonra sen bana mı kalacaktın? Pess! Alamancı olmasaydı baban, altıma Mercedes?i çekmeseydi ve Naciye, yani anan, yangın olmasaydı bana, ben sizin sülaleye damat olacak kadar keriz miydim?
Arkamdan üfürükçü tutup muskalarla büyüledin beni de, be kızım, pess! Yaptırdığın büyü babama tuttu be. Bu kadar mı salaksın? Ya, bu kadar mı "Ellerimde asma yaprakları kapında sırılsıklam dolma sararsam şaşırma!" dediğimde sıfatıma karizmayı kamyonlarda çizdiren özgür kız, huşuu ile bakacak kadar mı bee yavv?
(Editör bu cmleyi anlamadığı için düzeltemedi.)Ne olursun et mangal yapma artık kaba yerlerimi kıskandığın teninden yazdığım son şiirde hani benden nefret edecektin:
" sevgilim yükseliyorsun nazarımda,
dün seni gördüm hayvan pazarında."
Eh Yakup aklına uyduk ta battık biz bu yollarda. Fosseptik arabası göndermese senin yerine ben şapattan Naciye?nin küçük kızıyla evli olmaz mıydım...
Sülalemin içinde kara yazgısıyla devam eden akraba taksiratının ucundan bize de bulaşmış; en büyük amca oğlunun intiharından beş dakika önce sevenlerine(!) aksettirdiği son sözleridir...
Kendisi yengemle üç gün yalnız kalarak intihara yeltenmiş; ancak kayınvalidesinin yoğun çabalarıyla hayata dönmüştür ve kayın validesi ile iki yıldır mutsuz bir izdivaçla yaşantısına devam etmektedir... |