| |
| bu onun için başlangıçta sevmediği halde gitmek zorunda olduğu bir yere bağlanabilmek için bir bahaneydi.aklından bile geçirmedi bu bağlılığın onu yok edecek,hayattan koparacak,ve görmediği her anda soluğunun kesileceği güçte etkileyeceğini.zamanla onu görüşünde kalbi hızlanmaya başladı.bu ritim zaman geçtikçe daha da hızlanıyordu.öyle ki artık yanında olduğu zamanları geçmiş aklına geldiği her zaman ellerini titremeye yetmişti.sonraları aklına geldiği zamanlarda çoğaldı çoğaldı ve onu düşünmekten başka bir iş göremez hale getirdi.artık dinlediği şarkılar onunla düşler kurmasına,izlediği filmler ağlamasına ve duygularının şiddeti içten içe içindeki tüm tabuları yıkmasına yol açıyordu.işin en acısı tek bir kelime etmişlikleri bile yoktu.sima olarak birbirlerini biliyorlardı hatta belki o farkında değildi ama gözgöze geldikleri her an onu mantıksız her türlü davranışta bulunabilecek denli bilinçsiz ve sarhoş hale getirmeye yetiyordu.biliyordu sonu yoktu.kendi kendine yaşayıp kimselere anlatamadığı ve anlatamayacağı ne kadar yanlış gözüksede olabilecek en masum hislerle yaşadığı bu aşk onu sadece kırıp dökecek zamanla köreltip yaşamaktan zevk alabilme yetisini de köreltecekti.onu görmediği günlerin ardından bu sefer bitti derken tek görüşünde herşeyin eskisinden daha da kuvvetlendiğini fark etmiyor değildi.bu duygu onu öldürmüyordu bu doğruydu ama güçlendirdiği kesinlikte doğru değildi.hergün biraz daha savunmasız biraz daha yalnız ve en acısı mutluluğa daha uzak buluyordu kendini.bu oldurulamaz oldurulabilinemez sapkın bir aşktı.ismini bile binbir zorlukla öğrendiği bu kişiyle kurduğu düşlerle gerçek arasındaki mesafe o kadar uzun ve dikenliydi ki farkında olması sadece daha fazla acıtıyordu.ufacık olaylardan bir karşılık payı çıkarmak onu bu düşlerin en dibine daldırırken hiç bir olumsuzluk onu caydırmaya neden olmuyor hatta arzularını kamçılıyordu.imkansızlık onun tüm olasılıkları olmuştu.o kadar kötü ve kapana sıkışmış bir haldeydi ki bir de bunun üstüne paylaşamamanın çıldırtıcı ağırlığı da yüklenince çaresizliğinin çare oluşuna seyirci kalmamak elinde değildi.hayatının her parçasında onunla kurduğu düşler barınıyor ve onu hayallerinde yaşatıyordu.onu tanımıyor bilmiyor sesinin bile nasıl olduğunu çıkaramıyordu.ilk defa bu kadar uzak olduğu birine bu kadar yakın hissediyor ve bu durumun değişmeyeceğini bilişi onu acılara gark ediyordu.şimdi ona sonsuza dek veda etmenin vaktiydi artık onları bir araya getirecek zorunluluk da ortadan kalkmıştı ve hayat ona veda etme şansı bile tanımamıştı.ya bir tesadüf onları tekrar birleştirecek ya da bu aşk zamanla söne söne küllerini de uçurduktan sonra yok olup tükenecekti.onun için aşk artık kaderin oyuncağı olmuştu. |
Yazar: vivien

|

| |
Kanallar
Rastgele oyunlar
Rastgele Hikayeler
Sponsorlar
|
|
|