Pembe pembe umutların niyetine Kızıl kızıl topraklı mezarlar kazıldı Her şeyiyle meyil verdi yaşama niyetine Kısmetini elleriyle hazırladı, ellerin lehine Katildi dağlar, delilerin bile bildiği Bir sır vardı ki kimsenin kulağının işitmediği Cananın hasretini çeken bir cana, bin canlar hasret gitti Pembe pembe sevdaların üstüne Kara kara ayrılık bulutları aka geldi Aşk mıydı yaşadığı, ekmek mi, hata mı, çile mi? Belki de en güzel rahmete böylece o erdi Rüyasını anlattı, ölüm ve yüreklice yaşamak Kim bildi ki biz bilecektik Bu dengenin burada bozulacağını Pembe pembe tebessümler dağıttığı dostlarını Acı acı yakarış ve gözyaşlarına boğacağını Pembeye çalan sadece üç aydı Üç yüzyılın yaşandığı Geriye kalan biraz dua, hepsi unutulan ezber Hâlâ ders almadılar, gelip geçer pembe mevsimler Utanmak bilmez ki o dağlar, daha kendilerini de yer Koskoca bir ömürde, pembeye çalar birkaç ay.
 |